Rogue One

Yeni Star Wars spin-off serisinin ilk filmi olarak çekilen Rogue One, George Lucas’ın hayal kırıklığı yaratan son filmi Revenge of the Sith ile orijinal Star Wars arasında bir yerde duruyor. İngiliz yönetmen Gareth Edward’ın karanlık ve bunalımlı bir uzay atmosferi sunduğu Rogue One, 70’Li yılların eski tarzıyla modern 21. yüzyıl sinemasını bir araya getirmeyi başarıyor.

Star Wars’un hâlâ evrimini tamamlamamış bir film olduğunu gözler önüne seren Rogue One, 1980 yapımı The Empire Strikes Back filmini andırıyor. Felicity Jones’ın Jyn Erso rolüyle başrolde olduğu yapımda, kendisine Forest Whitaker, Mads Mikkelsen ve Ben Daniels gibi usta oyuncular eşlik ediyor. Açıkçası, serinin isim haklarını George Lucas Disney’e sattığında, hayranlar ‘huysuzlanmıştı’ ve yeni yapımlardan endişe duymaya başlamıştı. Fakat tahmin edilen olmadı ve Disney şaşırtıcı biçimde bunun altından kalkmayı başardı. Gerek The Force Awakens’ın muazzam başarısı, gerek Rogue One’ın bir spin off filmi olarak ilgi toplaması gösteriyor ki Star Wars’u gelecekte güzel günler bekliyor.

Rogue One

Rogue One’da, Galen Erso’nun kızı olarak doğan fakat babasını çocuk yaşta kaybedip isyancılara katılan Jyn’in hikâyesi anlatılıyor. Galen Erso, İmparatorluk kuvvetleri tarafından zorla Death Star’ı yapması için alıkoyulurken, aradan yıllar geçiyor ve Jyn, kendini Death Star’ın planlarını çalması gerektiği, imkansız gözüken bir görevde buluyor. Kötü adam Orson Krennic rolünde ise Ben Mendelsohn karşımıza çıkarken, karakterinin hakkını tam manasıyla veriyor.

Tüm bu görevi başarmak için tabii ki Jyn’ın yardım alması da gerekiyor ve bu noktada tekrar akıl hocası ve kurtarıcısı Saw Gerrera (Forest Whitaker) ile bir araya geliyor. Filmin güzel yanlarından biri de, R2D2 tadı vermeyi başaran yeni robotumuz K-2SO. Özellikle ‘Yüzde 84 ihtimalle hepimiz öleceğiz’ repliği çok uzun süre Star Wars sevenlerin hafızasından çıkmayacağa benziyor.

K2SO

Film bildiğiniz üzere bir spin off ve ilk Star Wars yapımlarının arka plan hikayesini, farklı bir yönden, farklı karakterlerin gözünden sunuyor. Darth Vader’ı da gösterip gözlerimizi ‘yaşartmayı’ başaran filmde, Death Star’ı yok etmek için uğraş veren diğer isyancıları da tanımış oluyoruz. Bugüne kadar bütün takdiri Yoda, Luke Skywalker ve Obi Wan Kenobi üçlüsünün topladığını hatırlarsak, bu açıdan da önemli diyebiliriz.

Tabii ki Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi’nin en dikkat çekici yanlarından birisi de bitmek bilmeyen aksiyonu. Yönetmen Gareth Edwards’ın çok tecrübeli birisi olduğunu söyleyemeyiz ama şu bir gerçek ki, böylesine dev bir yapımın altında kalkmayı fazlasıyla başarmış. X-wing it dalaşı sahnelerinden tutun, karadaki savaş sekanslarına kadar her şey muazzam gözüküyor ve isyancılar İmparatorluğa karşı çok az sayılarla mücadele verirken, sizin de tüm o zorluğu hissetmenizi sağlıyor. Özellikle aksiyon – çatışma sahnelerinde sıkça aktüel kamera kullanımı tercih edilirken, bu şekilde atmosfere daha iyi giriyor ve kendinizi savaşın ortasında hissediyorsunuz. Hatta genel olarak bakıldığında, Rogue One ile Force Awakens’ı kıyasladığımızda, bu spin off filminin ona göre çok daha yoğun aksiyon içerdiğini, bu konuda daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Chris Weitz senaryo konusunda usta işi bir çalışma ortaya koyarken, Rogue One için toplamda 200 milyon dolar bütçe harcandı ve film gişede bunun çok daha fazlasını kazandı. CGI – özel efektler konusunda son dönemlerin en göz kamaştıran filmlerinden olan Rogue One, bütün o endişeleri boşa çıkarmayı başarıyor.

Star Wars filmleri, her zaman karakterler üzerine kurulmuştur ve Rogue One da bu konuda dikkat çekiyor. Açıkçası, karakterlerin kötü olduğu bir Star Wars, kimseye anlam ifade etmeyecektir ve bunu ikinci üçleme filmlerinde bir nebze yaşadık. Serinin geneliyle kıyasladığımızda bu sefer çok daha karanlık bir hava çizen yeni yapımda, Ewoklar gibi sevimli yaratıklar da yer almıyor ve bu sebeple de Jyn’in macerasının zorluğu ve İmparatorluk’un tüm o karanlık yönü daha da belirgin şekilde ortaya çıkıyor.

Jyn

Sonuç olarak özetlemek gerekirse, ufak tefek eksikliklerine, bazı noktalarda yavan kalmasına rağmen Rogue One üst düzey bir Star Wars filmi ve anlatmaya değer bir hikayesi var. Film bittiğinde ise aklınızda kör keşişin, o unutulmaz monologu kalacak;
“Ben Güç’leyim ve Güç de benimle.”

Bu içerik 1 Kasım 2017 tarihinde güncellendi.